Edebiyat Üzerine – 1

0
1028
edebiyat

Eğer edebiyat dünyasında arz-talep yasası tek etken olsaydı, satıcılar ile alıcıları arasında her şey kolayca çözüme kavuşurdu. Oysa gerçekte bu yasanın, edebiyata egemen olmak şöyle dursun, onun üzerinde sadece, sanatın temel ilkeleriyle sürekli bir çatışma halinde olan örtük bir etkisi vardır.

Zaten yazarın, kendi pratikteki rolü hakkında belirsiz bir sezgiden öte bir fikri yoktur ve temelde, kendini bir tüccar gibi göremediğindendir ki, istediği yegâne alıcı da kendisidir.

Alana yeni adım atmışların -en sinik olanların bile- içgüdüleriyle belirledikleri ilke, yalnızca kendi ideallerine itaat etmek, sadece kendilerini tatmin etmeye çalışmak ve kendileri için yazmaktır.

Bu soylu ilkelerin gözlenmesi satışların düşük olmasında kendine ciddi bir dayanak bulur. Fakat kitabını yayımlamasıyla birlikte yazar, okuyuculara karşı duyduğu küçümseme ile onların takdirine karşı duyduğu aşırı arzuyu bağdaştırma yolunda hareket edeceğinden, onun için zorluklar baş gösterecektir.

Bu sorun onları o kadar pençesinde kıvrandırır ki, bazı yazarlar tüm hayatlarını onu görmezlikten gelerek geçirirler. Böyleleri, toplumun eserlerine ulaşmasını kolaylaştırmak için hiçbir şey yapmayacak, aksine bu yolu bir yığın anlaşılması güç bilmece ile tıkamakla övüneceklerdir.

Sfenks’in bu yenilenmiş tavrı ne kadar saygıdeğer görünürse görünsün, bundaki uzlaşmazlığın ve tembelliğin payı her zaman kolaylıkla ayırt edilemez. Çünkü birçok belirsizlik ve anlaşılmazlık, eksik kalmış çabaların ürünüdür. “Kısa yazacak kadar zamanım olmadı, diyen Voltaire gibi birçok yazar da şöyle bir itirafta bulunabilir: “Açık ve anlaşılır yazacak kadar zamanım yoktu.”

Yazarların çoğu genellikle, okuyucuların zevkini okşamak için değilse bile, en azından onların özelliklerini hesaba katmaktan ibaret olan orta yolu, her türlü rastlantıyla dolu olan diğer yola tercih ederler.

Bu uzlaşmaların çoğu apaçık ortadadır. Ancak yazarların buna gösterdiği özen, yine de sanata olan sadakatlerine tanıklık eder. Ve titizlikleri, ne kadar beceriksizce gözükürse gözüksün, edebiyatı diğer zanaatların üzerinde tutmak için yeterlidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here